VIYANA

Biz Kasım 15’ te gittik Viyana’ya. Christmas ruhu heryerde başlamıştı. Soğuktu ama caddeler ışıl ışıl, punch’lar sıcak şaraplar her köşe başındaydı. Yine ve her zamanki gibi programımızın ana hatlarını yerel yemekleri tatmak, başlıca mimari eserleri görmek ve şehri yaşamak olarak belirledik. Açıkçası 3 günde aşağıdaki programla gezilecek görülecek yerlerin hepsini gezdik, ama itiraf ediyoruz, operaya gitmedik!!

                                                       Meydandaki Stephen’s Dome (Aziz Stephen Katedrali)
Önerebileceğimiz restaurantlar şu şekilde:
Figlmueller: Viyana diyince schnitzel, schnitzel diyince Figlmueller oluyormuş burada. bayağı ünlü. rezervazyonsuz yer yok. http://www.figlmueller.at/en/  adresinden de rezervasyon yaptırabiliyorsunuz. Yanında mutlaka patates salatası.. Adres: Wollzeile 5, 1010 Vienna
Plachutta: Buranın “Tafelspitz” i ve cranberry soslu schnitzeli meşhur. Tafelspitz haşlama dana eti, büyükçe bir tencere ve yanında 4 farklı sos ile sunuluyor. Tencerenin içinde dana eti ve haşlandığı sebzeli baharatlı suyu var, siz önce suyunu çorba gibi içerken, et haşlanmaya devam ediyor, sonra yumuşacık ete kavuşuyorsunuz. Adres: Wollzeile 381010 Wien
Karlsplatz Caddesindeki büfeler/ corner’lar: çubuklara geçmiş Käsekrainer’ların tadına biz doyamadık.
Hotel Sacher:  Sachertorte yenmeden ve bir Viyana kahvesi olan “Melange” içilmeden dönülmeyecek 🙂
Demel Pastanesi: yine sıramızı bekliyoruz ve Apfelstrudel’imizi yiyoruz.
Cafe Landtman-(Graben’de), Breakfast Club (Schleifmühlgasse 12-14) (M), Café Kandinsky (Lerchenfelder Str. 13) veya Cafe Mozart (Albertinaplatz 2; A-1010): Biz kahvaltımızı hep Käsekrainer ile yaptık, ancak siz başka yerler denemek isterseniz, bu kafelerin ününü duymuştuk.
Otel
Hilton Vienna Plaza: biz burada kaldık, merkeze çok yakındı.  Schottenring 11 | Vienna | | Austria A1010 T: 43-1313900
İşte size Viyana’da 3 günde gezilecek yerler programı;

1.Gün


Havaalanından 15 dakikada bir şehir merkezine CAT- City Airport Train hızlı trenler kalkıyor. Havaalanında tek bir istasyon var, Wien-Mitte veya Landstabe durakları ise şehir merkezindeki istasyonlar. Yolculuk 15 dakika sürüyor.

14:00 : Hotele varış (Hilton Vienna Plaza)

15:00 : Otelden Figlmueller’e yürüyüş. Araştırmalarımın sonucu bu restaurant için rezervasyon yaptırmazsak yer bulamayacağımız yönündeydi, bunu riske atamazdık, hemen gidip rezervasyon yaptırdık.
15.10 : Figlmueller’e çok yakın olduğundan sırasıyla Karlsplats, Graben, Hofburg İmparatorluk Sarayı, Neuer Markt, Michaelerplatz, Schatzkammer caddelerinden (bahçelerin içinden geçerek) yürüyüş. Uçaktan indiğimizden beri bişey yemediğimizden acıktık ve Karlsplatz’daki sokak büfelerinden birinde Käsekrainer yerken bulduk kendimizi. Käsekrainer içi kaşar peyniri dolgulu ‘knäckig’ sosis. Bir sandviç ekmeği içinde hardalla veriliyor, yanında da yerel bira tabii.

revIMG_2341

18:00 : Otele dönüş

19:00 : Figlmueller’de akşam yemeği. İşte sonunda Viyana’nın ünlü schnitzel’ini yiyoruz. Tabağa sığmayan taşan incecik tavuk schnitzel, yanında tatlımsı patates salatası hardal ve ekmek. Schnitzel nasıldı derseniz süperdi, ama Türkiye’de de bu süperlikte tavuk schnitzel yemişliğimiz var açıkçası, burada tadılması gereken ve başka yerde bulamayacağınız lezzet tatlı patates salatası! Viyana’nın bu en ünlü lezzetini en geleneksel adreste Figlmüller’de mutlaka yemelisiniz.

20.00 : Yemekten sonra sırasıyla: Graben, Hofburg, Parlamento ve oradan Karlsplatz’a yürüyüş.Karlsplatz’da Hotel Sacher’i buluyoruz, otel ile özdeşleşmiş pastasını Sachertorte’yi yiyoruz. Yanında da yine bir Viyana kahvesi olan “Melange” içiyoruz. Sabah gezdiğimiz bu yerleri tekrar gezmemizin amacı, bu yerlerin bir de gece muhteşemliğini görmek, gece gerçekten büyülüyorlar insanı. Ben artık yürümek istemiyorum derseniz de Stephens Dome (Aziz Stephen Katedrali)’nin hemen yanından fayton turları kalkıyor, kısa tur 55 Eur, uzun tur 85 Eur’ya gayet romantik bir tur sizi bekliyor

22:00 : Karlsplatz’ da tavsiyesini duyduğumuz SkyBar’a gidiyoruz. Paltoların vestiyere bırakılması şartıyla içeri girebiliyoruz, adıyla müsemma Viyana’yı gökyüzünden gören bir yer değil, ama canlı müzik performansları ve ortamı bayağı hoş.


2.Gün


10.30 : Rathaus, Christian Markt. Sabah tramvayla Parlamento’nun oraya giderken açıkçası tesadüfen keşfediyoruz. Bize yeni yıl coşkusunu yaşatan bu markette kendimizi kaybediyoruz, yılbaşı ağaçları, süsler, hamur işi yiyecekler derken yaklaşık 1 saat geçiyor.

IMG_2275

11.30 : Sırasıyla yürüyerek ; Museums Quartier ve Mariahilfer Caddesini geziyoruz. Museums Quartier dört bir tarafını müzelerin çevirdiği bir avlu. Burası Viyanalıların Cumartesi geleneği olarak sandviçlerini alıp kahvaltılarını yaptığı bir yermiş, görülmeye değer. Mariahilfer ise bizim İstanbul Bağdat Caddesi.

14.00 : “Plachutta” ya yürüyüş (Wollzeile 381010 Wien). Tavsiye üzerine bu akşamki yemeği Plachutta’da yemeye karar verdik, ancak burada da rezervasyon sorunu olacağından önceden gidip keşfetmek istedik. Ve tabii ki haklı çıktık, bize ancak 21.30’ da gelirsek yer bulabileceklerini söylediler. Mecbur kabul edip rezervasyonu yaptırdık.

14.30 : Yürüyerek Demel Pastanesine gidiyoruz. Burada da yaklaşık 10 dk. sıra bekledikten sonra oturup Apfelstrudel’lerimizi yiyoruz, yanında tabiki Melange. Utanmasam 2. hatta 3. Apfelstrudel’i de yerdim itiraf ediyorum.

IMG_2354

16.00 : Schönbrunn Sarayına gidiyoruz. Metroyla yaklaşık yarım saat sürüyor, 2 farklı tur var, kısa turda 28 oda, uzun turda 40 oda geziliyor, tercih sizin. Ayrıca sarayın alabildiğine uzanan bahçelerinde de gezinmek lazım..Biz gezinirken dışarıdan aldığımız kestaneleri de mideye indirdik, her yerde bulabilirsiniz, bizim kestaneden bir farkı yok.

18.00 : Otele dönüş ve birazcık dinlenme

19.30 : Otelden çıkıp ara sokaklardan yürüyerek Anker saatini görmeye gittik. 1914 yılında yapılmış Anker Sigorta Şirketine ait binaların arasında ve üzerinde 12 ünlünün resmi var, görülmeye değer.

revIMG_2378

21.30 : Plachutta Restaurant’a varıyoruz. Ünlü “Tafelspitz” ve cranberry soslu schnitzel siparişi veriyoruz. Tafelspitz aslında haşlama dana eti, büyükçe bir tencere ve yanında 4 farklı sos ile sunuluyor. Tencerenin içinde dana eti ve haşlandığı sebzeli baharatlı suyu var, siz önce suyunu çorba gibi içerken, et haşlanmaya devam ediyor, sonra yumuşacık ete kavuşuyorsunuz. Bakalım siz etle birlikte hangi sosu daha çok seveceksiniz?! Burada özel olarak isterseniz schnitzelin yanında tatlı cranberry sosu getiriyorlar (bizim reçeller gibi), denemeye değer, değişik bir tat oluyor.

IMG_2390

23.30 : Prater Dome Bar. Metroya atlıyoruz ve Prater’e doğru yola çıkıyoruz. Aslında Prater parkın içindeki büyük dönme dolabı ile ünlü. Ancak biz zaman kısıtlı olduğundan burayı görmeyi atladık, ama Viyana’nın en büyük, Avrupa’nın ise 3. büyük club’ını görmeyi atlayamadık. Club’a giderken dönme dolabı da uzaktan görmüş olduk. Prater Dome farklı salonlarında farklı konseptlerin olduğu gerçekten çok büyük bir club. Saat 01.00’de en büyük iki salonunun arasındaki paravanın açılmasıyla eğlence doruk noktasına ulaşıyor.. ama açık söylüyorum ben en çok country müzik çalan salonu beğendim, dekorasyonu çok şirindi…

IMG_2395 IMG_2398


3.Gün


10.00 : Kahvaltıyı biz yine Karlsplatz’daki corner’larda, Käsekrainer yiyerek yaptık ancak siz başka yerler denemek isterseniz, Cafe Landtman-(Graben’de), Breakfast Club (Schleifmühlgasse 12-14) (M), Café Kandinsky (Lerchenfelder Str. 13) veya Cafe Mozart (Albertinaplatz 2; A-1010) ‘a gidebilirsiniz.

11.00 : Stephens Dome (Aziz Stephen Katedrali) içine girdik. Ayin başlamak üzereydi ve bütün sokak ilahi müzikle doldu. Bizde kendimizi bu müziğe kaptırıp hızlıca Katedralin içini gezdik, gerçekten büyüleyici ve güzeldi.

Çıkışta Karlsplatz’da son yürüyüşlerimizi yaparken gözümüze Gerstner pastanesi çarpıyor, kendileri 1847’de kurulmuş, hala değişik tatlar tatmak istediğimizden bu sefer Cheesestrudel yiyoruz. Yine tadı damağımızda kalan bir tat, yazarken bile canım çekti, mutlaka deneyin..!

Viyana’ya veda yürüyüşümüzü yaparken Christmas Corner’lar kurulmaya başlamıştı, dayanamayıp sabah sabah birer punch aldık, soğukta bayağı iyi geldi.

Son günümüzde Belvedere Sarayı ve Hofburg İmparatorluk Sarayı’nın içini geziyoruz. Hofburg Sarayı’nın içinde Sisi Müzesi ve Gümüş Koleksiyon var. Bizim çok zamanımız olmadığından sarayı hızlıca gezdik ve Hofburg’ta sadece Sisi müzesine girdik. Vaktiniz varsa her ikisi de görülmeye değer..

Havaalanına dönüş: Aynı geldiğimiz gibi, şehir merkezindeki istasyonlardan birinden CAT hızlı trenleriyle havaalanına dönüyoruz.

Yorum bırakın